<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>uguruz.net/</title>
	<atom:link href="http://uguruz.net/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://uguruz.net</link>
	<description>Bir Nevi Vakit Öldürme Aracı...</description>
	<lastBuildDate>Thu, 10 Nov 2011 21:10:28 +0000</lastBuildDate>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=</generator>
		<item>
		<title>JDownloader , Dosya ve Video indirmek için Biçilmiş kaftan!</title>
		<link>http://uguruz.net/jdownloader-dosya-ve-video-indirmek-icin-bicilmis-kaftan/?utm_source=rss&#038;utm_medium=rss&#038;utm_campaign=jdownloader-dosya-ve-video-indirmek-icin-bicilmis-kaftan</link>
		<comments>http://uguruz.net/jdownloader-dosya-ve-video-indirmek-icin-bicilmis-kaftan/#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 25 Oct 2011 21:05:58 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Uğur UZ</dc:creator>
				<category><![CDATA[Bilgisayar]]></category>
		<category><![CDATA[İnternet]]></category>
		<category><![CDATA[jdownloader]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://uguruz.net/?p=93</guid>
		<description><![CDATA[YouTube ve benzeri online video streaming sitelerindeki videoları indirmek çok kolay! Bu işi yapan sayısız internet tarayıcı eklentisi ve program var. Ancak gerek kullanım kolaylığı, gerekse sunduğu özellikler ilejDownloader dikkate değer bir uygulama. Sadece YouTube ve benzeri sitelerden de değil, RapidShare benzeri dosya sunucularından dosya indirmeye yarıyor. Bu sitelerin temel sorunu ücretsiz hesaplara çıkarttıkları zorluklar oluyor. jDownloader da bu zorlukları aşmanızı sağlıyor, işleri kolay [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong><a href="http://uguruz.net/wp-content/uploads/2011/11/jd1.png"><img class="alignleft size-full wp-image-94" title="jd1" src="http://uguruz.net/wp-content/uploads/2011/11/jd1.png" alt="" width="450" height="200" /></a>YouTube</strong><strong> </strong>ve benzeri online video streaming sitelerindeki videoları indirmek çok kolay!</p>
<p>Bu işi yapan sayısız internet tarayıcı eklentisi ve program var. Ancak gerek kullanım kolaylığı, gerekse sunduğu özellikler ile<strong>jDownloader</strong><strong> </strong>dikkate değer bir uygulama.</p>
<p>Sadece YouTube ve benzeri sitelerden de değil, RapidShare benzeri dosya sunucularından dosya indirmeye yarıyor. Bu sitelerin temel sorunu <strong>ücretsiz</strong><strong> </strong>hesaplara çıkarttıkları zorluklar oluyor. jDownloader da bu zorlukları aşmanızı sağlıyor, işleri kolay ve rahat hale getiriyor.</p>
<p><strong>Neler Yapabiliyor?</strong></p>
<p>jDownloader&#8217;ı diğerlerinen ayıran özelliklerin başında, indirmek istediğiniz <strong>streaming</strong><strong> </strong>videoları otomatik olarakdönüştürebilmesi geliyor.</p>
<p><a href="http://uguruz.net/wp-content/uploads/2011/11/jd3.png"><img class="alignleft size-medium wp-image-96" title="jd3" src="http://uguruz.net/wp-content/uploads/2011/11/jd3-300x266.png" alt="" width="300" height="266" /></a>Bu sayede ek bir dönüştürücü uygulama kurmaya gerek kalmadan, jDownloader ile işinizi görebiliyorsunuz. MP3 oynatıcınıza uygun formata dönüştürebilir, sadece ses olarak da indirebilirsiniz.</p>
<p>Esas faydası elbette ki küçük küçük dosyalara <strong>bölünmüş</strong><strong> </strong>indirmelerde, kullanıcıları yoğun emek ve beklemeden kurtarması oluyor.</p>
<p>jDownlader&#8217;ın veri, bağlantı ve miktar limiti yok sayılır. jDownloader zaten indirmeleri takip ediyor ama diyelim ki toplu dosya listesi eklemek istiyorsunuz; bunu paylaşan forumdan bağlantıları metin olarak kopyalayın ve yapıştırın yeter. RapidShare, <strong>Netload</strong><strong> </strong>ve <strong>Megaupload</strong><strong> </strong>gibi sitelerden dosya indirmek çocuk oyuncağı olsun.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><strong>Pratik Yanları:</strong></p>
<p>jDownloader bir bağlantıyı kopyalaladığınızda url&#8217;yi otomat ikolarak alır. Bir streamingvideosayfası açmadan önce jDownloader&#8217;ı başlatın ya da Windows ile birlikte yüklenmesine izin verin.</p>
<p>Bir video bağlantısını eklediğinizde otomatik olarak farklı boyutlardaki, örneğin normal ve yüksek kalitedeki halleri de ayrıştırılarak listede size sunulacaktır.</p>
<p>Bağlantılar ayrıştırılmadan önce size hangi formatta indirmek istediğiniz de soruluyor. Buradaki seçenekler Audio MP3, video MP4, video FLV, video webm olarak sıralanıyor. Aynı formatta indirmeye devam etmek için &#8220;Use this format for session&#8221; seçeneğini işaretleyebilirsiniz.</p>
<p><strong>Ücretsiz Ve Premium Hesaplar:</strong></p>
<p><strong> </strong> jDownloader RapidShare gibi sitelerde kullanıldığında sadece ücretsiz değil, ücretli hesap kullanıcıları için de faydalı oluyor. Kopan bağlantıyı otomatik olarak yeniden sağlayıp indirmeye devam ederek büyük zaman kazandırıyor.</p>
<p><a href="http://uguruz.net/wp-content/uploads/2011/11/jd4.png"><img class="alignleft size-medium wp-image-98" title="jd4" src="http://uguruz.net/wp-content/uploads/2011/11/jd4-300x222.png" alt="" width="300" height="222" /></a>Bağlantıları toplayıp jDownloader&#8217;a ekledikten ve onayladıktan sonra &#8220;Download &amp; Links&#8221; kısmına bakabiliriz. İndirilmesi tamamlanan bağlantıları da buradan istersek kaldırabiliriz.</p>
<p>Ücretsiz hesaplarda nasıl beklemeden indirme yaptığına gelince. Reconnect özelliği sayesine internet bağlantısını geçici olarak keserek IP&#8217;yi değiştirir. Bu numara genellikle işe yarar ancak internet servis sağlayıcının yeni IP atamaması durumunda işe yaramaz.</p>
<p>Premium hesap kullanmak için ise &#8220;Settings&#8221; altından &#8220;Plugins &amp; Addons &#8211; providers &#8211; Premium&#8221;, ardından &#8220;Add Account&#8221; kısmına gelmeniz ve gereken bigileri girmeniz gerekir. OK diyerek onaylarsınız.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><strong> </strong></p>
<p><strong> </strong></p>
<p><a href="http://uguruz.net/wp-content/uploads/2011/11/jd5.png"><img class="alignleft size-medium wp-image-97" style="border-style: initial; border-color: initial;" title="jd5" src="http://uguruz.net/wp-content/uploads/2011/11/jd5-300x224.png" alt="" width="300" height="224" /></a></p>
<p>jDownloader&#8217;ın beraberinde getirdiği son derece yararlı bir araç ise FlashGot oluyor.</p>
<p>Bu Firefox eklentisi sayesinde video indirmek gerçekten kolaylaşıyor. İçerisinde video bulunan herhangi bir internetsitesinde gezerken, Flashgot bu içeriği otomatik olarak tespit ediyor.</p>
<p>Bu sayede otomatik olarak jDownloader&#8217;a eklemek mümkün oluyor. Bu özelliği kullanmak için Settings yani ayarlar kısmından genel ayarlar bölümüne gelin. Burada FlashGot eklentisini kurma seçeneğini göreceksiniz. Onayladıktan sonra Firefox&#8217;u yeniden başlatmanız gerekecek ve hayatınız çok daha kolaylaşacak.</p>
<p><strong>Programı indirebileceğiniz link:</strong></p>
<p><a href="http://jdownloader.org/download/index">http://jdownloader.org/download/index</a></p>
<p align="right"><strong>Kaynak:</strong> Chip.com.tr (Ali Güngör)</p>
<p>&nbsp;</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://uguruz.net/jdownloader-dosya-ve-video-indirmek-icin-bicilmis-kaftan/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Filemail.com ile 2Gb’a kadar dosya gönderebilirsiniz…</title>
		<link>http://uguruz.net/filemail-com-ile-2gb%e2%80%99a-kadar-dosya-gonderebilirsiniz%e2%80%a6/?utm_source=rss&#038;utm_medium=rss&#038;utm_campaign=filemail-com-ile-2gb%25e2%2580%2599a-kadar-dosya-gonderebilirsiniz%25e2%2580%25a6</link>
		<comments>http://uguruz.net/filemail-com-ile-2gb%e2%80%99a-kadar-dosya-gonderebilirsiniz%e2%80%a6/#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 25 Oct 2011 21:00:30 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Uğur UZ</dc:creator>
				<category><![CDATA[İnternet]]></category>
		<category><![CDATA[filemail]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://uguruz.net/?p=86</guid>
		<description><![CDATA[Merhaba arkadaşlar bugün sizinle büyük dosyaları göndermek için kullandığım bir servisi paylaşmak istedim.Biliyorsunuz normalde bir mail gönderirken ekleyebileceğiniz dosya boyutu genelde 10Mb ,Gmail ile ise Max 20Mb.Fakat 20Mb dan büyük dosyalarımız için bu dosyayı parçalayıp parçalar halinde göndermemiz gerekiyor.İşte bu problemi Filemail ile hallediyoruz,Filemail.com ile 2Gb’a kadar dosya göndermemiz mümkün.Hemde herhangi bir üyelik,kayıt veya herhangi [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://uguruz.net/wp-content/uploads/2011/11/filema.jpg"><img class="alignleft size-full wp-image-87" title="filema" src="http://uguruz.net/wp-content/uploads/2011/11/filema.jpg" alt="" width="300" height="198" /></a>Merhaba arkadaşlar bugün sizinle büyük dosyaları göndermek için kullandığım bir servisi paylaşmak istedim.Biliyorsunuz normalde bir mail gönderirken ekleyebileceğiniz dosya boyutu genelde 10Mb ,Gmail ile ise Max 20Mb.Fakat 20Mb dan büyük dosyalarımız için bu dosyayı parçalayıp parçalar halinde göndermemiz gerekiyor.İşte bu problemi <a href="http://www.filemail.com/">Filemail</a> ile hallediyoruz,<a href="http://www.filemail.com/">Filemail.com</a> ile 2Gb’a kadar dosya göndermemiz mümkün.Hemde herhangi bir üyelik,kayıt veya herhangi bilgi vermeden anına! Hemde arayüzü türkçe olan<a href="http://www.filemail.com/"> filemail</a>‘i kullanmakta çok kolay.</p>
<p>Siteye giriyoruz,”Kime” kısmına göndermek istediğimiz mail adresini,”Kimden” kısmına mailimizi,adımızı,notumuzu,ne istersek yazabiliriz,daha sonra konuyu ve eklemek istediğimiz mesaj varsa yazıyoruz ve alttan gözat deyip maile eklemek istediğimiz dosyaları seçiyoruz.Birden fazla dosya seçebiliriz.Dosyalarımızıda seçtikten sonra gönder diyoruz ve <a href="http://www.filemail.com/">Filemai</a>l seçtiğimiz dosyaları upload ediyor,Bağlantı hızımıza göre süre değişebilir ama tüm hızı sonuna kadar kullandığından emin olabilirsiniz</p>
<p>Daha sonra karşı tarafa yazdığımız mesaj ve dosyaları indirebileceği bir link gidiyor.Alıcıda bu linki tıklayarak dosyaları indirebiliyor.Kısacası mail sunucularının asla 20Mb dan büyük doslayarı kabul etmiyceği için yollamak istediğimiz dosyaları kendi sunucusunda depolayarak istediğiniz kişiye gönderebilmenize olanak sağlıyor ve bunuda 128bit şifreleme güvenliği kullanarak yapıyor! Güle güle kullanın işinize yarar inşallah…</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://uguruz.net/filemail-com-ile-2gb%e2%80%99a-kadar-dosya-gonderebilirsiniz%e2%80%a6/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Programsız Klasör Şifreleme ve Gizleme</title>
		<link>http://uguruz.net/programsiz-klasor-sifreleme-ve-gizleme/?utm_source=rss&#038;utm_medium=rss&#038;utm_campaign=programsiz-klasor-sifreleme-ve-gizleme</link>
		<comments>http://uguruz.net/programsiz-klasor-sifreleme-ve-gizleme/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 29 Sep 2011 21:02:06 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Uğur UZ</dc:creator>
				<category><![CDATA[Bilgisayar]]></category>
		<category><![CDATA[İnternet]]></category>
		<category><![CDATA[klasör şifreleme]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://uguruz.net/?p=89</guid>
		<description><![CDATA[Merhaba arkadaşlar uzun bir aradan sonra kullanışlı bir ipucuyla karşınızdayım.Gizli dosyalarımızı saklamak için bazı zamanlar uğraşmışızdır,netten program aramışızdır,bazen becerebilmiş bazense karışık programlarda gömülmüşüzdür.Sizin için bulduğum yöntem ise çok basit.Program vs gerektirmiyor ve hiç beklemeden dosyanızı gizleyip geri getiriyor. &#160; Masaüstüne sağ tıklayın. &#8220;Yeni Metin Belgesi Oluştur&#8221; u seçin. Aşağıda yazılan kod&#8217;u kopyala/yapıştır şeklinde açmış olduğunuz [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://uguruz.net/wp-content/uploads/2011/11/note.jpg"><img class="alignleft size-full wp-image-90" title="note" src="http://uguruz.net/wp-content/uploads/2011/11/note.jpg" alt="" width="128" height="96" /></a>Merhaba arkadaşlar uzun bir aradan sonra kullanışlı bir ipucuyla karşınızdayım.Gizli dosyalarımızı saklamak için bazı zamanlar uğraşmışızdır,netten program aramışızdır,bazen becerebilmiş bazense karışık programlarda gömülmüşüzdür.Sizin için bulduğum yöntem ise çok basit.Program vs gerektirmiyor ve hiç beklemeden dosyanızı gizleyip geri getiriyor.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Masaüstüne sağ tıklayın. &#8220;Yeni Metin Belgesi Oluştur&#8221; u seçin. Aşağıda yazılan kod&#8217;u kopyala/yapıştır şeklinde açmış olduğunuz notepad (txt) dosyasına yapıştırın,</p>
<p>Kod:</p>
<p><span style="color: #ff0000;">cls</span><br />
<span style="color: #ff0000;"> @ECHO OFF<span id="more-89"></span></span><br />
<span style="color: #ff0000;"> title Folder Locker</span><br />
<span style="color: #ff0000;"> if EXIST &#8220;Control Panel.{21EC2020-3AEA-1069-A2DD-08002B30309D}&#8221; goto UNLOCK</span><br />
<span style="color: #ff0000;"> if NOT EXIST Locker goto MDLOCKER</span><br />
<span style="color: #ff0000;"> :CONFIRM</span><br />
<span style="color: #ff0000;"> echo Klasoru sifrelemek istediginizden eminmisiniz?(E/H)</span><br />
<span style="color: #ff0000;"> set/p &#8220;cho=&gt;&#8221;</span><br />
<span style="color: #ff0000;"> if %cho%==E goto LOCK</span><br />
<span style="color: #ff0000;"> if %cho%==e goto LOCK</span><br />
<span style="color: #ff0000;"> if %cho%==h goto END</span><br />
<span style="color: #ff0000;"> if %cho%==H goto END</span><br />
<span style="color: #ff0000;"> echo Gecersiz Secim</span><br />
<span style="color: #ff0000;"> goto CONFIRM</span><br />
<span style="color: #ff0000;"> :LOCK</span><br />
<span style="color: #ff0000;"> ren Locker &#8220;Control Panel.{21EC2020-3AEA-1069-A2DD-08002B30309D}&#8221;</span><br />
<span style="color: #ff0000;"> attrib +h +s &#8220;Control Panel.{21EC2020-3AEA-1069-A2DD-08002B30309D}&#8221;</span><br />
<span style="color: #ff0000;"> echo Klasor sifrelendi.</span><br />
<span style="color: #ff0000;"> goto End</span><br />
<span style="color: #ff0000;"> :UNLOCK</span><br />
<span style="color: #ff0000;"> echo Klasoru acabilmek icin sifreyi giriniz. </span><br />
<span style="color: #ff0000;"> set/p &#8220;pass=&gt;&#8221;</span><br />
<span style="color: #ff0000;"> if NOT %pass%== BURAYA ŞİFRE YAZILACAK goto FAIL</span><br />
<span style="color: #ff0000;"> attrib -h -s &#8220;Control Panel.{21EC2020-3AEA-1069-A2DD-08002B30309D}&#8221;</span><br />
<span style="color: #ff0000;"> ren &#8220;Control Panel.{21EC2020-3AEA-1069-A2DD-08002B30309D}&#8221; Locker</span><br />
<span style="color: #ff0000;"> echo Klasör Açıldı.</span><br />
<span style="color: #ff0000;"> goto End</span><br />
<span style="color: #ff0000;"> :FAIL</span><br />
<span style="color: #ff0000;"> echo Gecersiz Sifre</span><br />
<span style="color: #ff0000;"> goto end</span><br />
<span style="color: #ff0000;"> :MDLOCKER</span><br />
<span style="color: #ff0000;"> md Locker</span><br />
<span style="color: #ff0000;"> echo Locker created successfully</span><br />
<span style="color: #ff0000;"> goto End</span><br />
<span style="color: #ff0000;"> :End</span></p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Şimdi yukarıda textarea (Kutu) içerisinde geçen (BURAYA ŞİFRE YAZILACAK) yazan yere klasörü kullanıma açmak için gerekli şifreyi yazacaksınız. İstediğiniz bir şifreyi ekledikten sonra dosyayı kaydedin. Normal olarak txt olarak kaydedecek. Uzantısını bat a çevirmek gerekiyor. Bunun için ;</p>
<p>Başlat &gt;<br />
Bilgisayarım &gt;<br />
C sürücüsüne tıklayın<br />
Üst menüden Araçlar &gt;Klasör seçenekle &gt;Görünüm &gt;&#8221;Bilinen dosya türleri için uzantıları gizle&#8221; nin yanındaki tık ı kaldırın ve tamam deyip çıkın.</p>
<p>Masaüstüne döndüğümüze Yeni Metin Belgesi.txt şeklinde hazır olan dosyamıza mouse ile 1 kere tıklayarak ne isim vermek istiyorsanız isim verin ve sonuna .bat ekleyerek kaydedin &gt;dosyaismi.bat şeklinde.</p>
<p>Şimdi bu oluşturduğumuz .bat dosyasını, harddiskinizde kullanacağınız yere koyun.</p>
<p>Dosyaya tıkladığınızda, koymuş olduğunuz klasörde &#8220;Locker&#8221; isimli bir klasör oluşturacak. Bu sizin gizli olarak kullanacağınız klasör. Gizlemek istediğiniz dosyaları bu klasörün içine taşıyın ve tekrar oluşturduğumuz dosyaismi.bat isimli dosyaya tıklayın. &#8220;Klasoru sifrelemek istediginizden eminmisiniz? E/H&#8221; şeklinde sorduğunda &#8220;E&#8221; dediğimizde locker isimli klasör görünmez olacaktır. Tekrar kullanmak istediğinizde dosyaismi.bat a tıklayın parola soracak. Parolanızı girin ve Locker isimli klasör tekrar görünür olacaktır.</p>
<p align="right"><strong><em>Kaynak:Erenet.NET</em></strong></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://uguruz.net/programsiz-klasor-sifreleme-ve-gizleme/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Bluetooth Sanıldığı Gibi Zararlı mı? Bluetooth Kulaklık kullanın…</title>
		<link>http://uguruz.net/bluetooth-sanildigi-gibi-zararli-mi-bluetooth-kulaklik-kullanin%e2%80%a6/?utm_source=rss&#038;utm_medium=rss&#038;utm_campaign=bluetooth-sanildigi-gibi-zararli-mi-bluetooth-kulaklik-kullanin%25e2%2580%25a6</link>
		<comments>http://uguruz.net/bluetooth-sanildigi-gibi-zararli-mi-bluetooth-kulaklik-kullanin%e2%80%a6/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 21 Sep 2011 20:56:26 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Uğur UZ</dc:creator>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[bluetooth]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://uguruz.net/?p=81</guid>
		<description><![CDATA[Cep telefonunun nekadar zararlı olduğunu kullanan herkes biliyordur. Peki cep telefonunun zarını enaza indirmek için yapılan kulaklıklar acaba ne kadar işe yarıyor? Yoksa bu kulaklıklar da mı sağlığa zararlı? Bu soruları merak ediyorsanız yazımızın devamını okuyun. Bluethoot teknolojisinin zararlı olarak bilinmesinin tek nedeni cep telefonları gibi dalgalar ve radyasyon yaydığı bilindiğindendir! Ancak bilimsel araştırmalar sonucunda [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://uguruz.net/wp-content/uploads/2011/11/bl.jpg"><img class="alignleft size-full wp-image-82" title="bl" src="http://uguruz.net/wp-content/uploads/2011/11/bl.jpg" alt="" width="150" height="150" /></a>Cep telefonunun nekadar zararlı olduğunu kullanan herkes biliyordur. Peki cep telefonunun zarını enaza indirmek için yapılan kulaklıklar acaba ne kadar işe yarıyor? Yoksa bu kulaklıklar da mı sağlığa zararlı? Bu soruları merak ediyorsanız yazımızın devamını okuyun. Bluethoot teknolojisinin zararlı olarak bilinmesinin tek nedeni cep telefonları gibi dalgalar ve radyasyon yaydığı bilindiğindendir! Ancak bilimsel araştırmalar sonucunda cep telefonlarının yaydığı radyasyonu ile Bluetooth’un yaydığı radyasyonunun kıyaslanamayacak kadar farklı şiddetlerde olduğunu görmekteyiz. Kablosuz telefonlar ve bu tür kablosuz cihazların çoğu<span style="text-decoration: underline;"> 1 ila 2.4 GHz</span> frekansını kullanıyorlar. Bu radyo dalgalarının zararını anlamak ve bir standart getirmek için AB konseyi tarafından tavsiye edilen, radyo frekansı (RF) enerjisine maruz kalma limitleri belirlenmiştir. Bilindiği gibi cep telefonları radyo frekansı “alıcısı” ve “vericisi”dirler, ve bu radyo frekansları enerji taşıdıklarından insan vucudundaki hücre yapısında değişikliğe sebep olabiliyorlar, kanser dediğimiz hastalıkta zaten bu hücredeğişmelerinin sonucunda gelişen bir olaydır.</p>
<p>AB konseyi tarafından belirlenen bu limitler sözkonusu enerji seviyesini aşmayacak şekilde tasarlanmış ve geliştirilmiştir. Bu limitler, ayrıntılı yönetmeliklerin bir parçasıdır ve genel nüfus için izin verilen radyo frekansı enerjisi seviyelerini belirler. Bu yönetmelikler, bağımsız bilimsel çalışmaların periyodik ve detaylı değerlendirilmesi sonucunda geliştirilmiştir. Bu limitler, yaş ve sağlık durumundan bağımsız olarak tüm insanların güvenliğini garantiye almak üzere önemli bir güvenlik marjı içerir. Cep telefonları için maruz kalma standartları “Özgül Emilme Oranı” olarak bilinen SAR (Specific Absorption Rate) oranı ile hesaplanır ve belirtilir.<strong><span style="text-decoration: underline;"> AB Konseyi tarafından tavsiye edilen SAR limiti 2.0W/Kg”dır</span></strong>. Toplum tarafından kullanılan cep telefonları için SAR limiti, 10 gram vücut dokusu üzerinden ortalama 2 watt/kilogram (W/Kg)’dır. Bu limit, toplum için ek koruma sağlamak ve ölçümlerdeki farklılıkları hesaba katmak için, önemli bir güvenlik marjı içerir. SAR değerleri, ulusal bildirim gerekliliklerine ve şebeke bandına bağlı olarak değişiklik gösterebilir. Örnek olarak Amerikan birleşik devletlerinde ve Kanada’da bu değer 1.6W/Kg olarak belirlenmiştir, yani amerikada bu konuya daha hassas bakıyorlar. SAR (Specific Absorption Rate) testleri, cep telefonlarının tüm test edilen frekans bantlarında izin verilen en yüksek güç seviyesini yaydığı standart çalışma koşullarında yürütülmüştür. SAR, izin verilen en yüksek güç seviyesinde belirlenmekle birlikte, telefonun çalışma sırasındaki gerçek SAR seviyesi, maksimum değerin çok altında olabilir. Bunun nedeni, telefonun, sadece şebekeye ulaşmak için gerekli olan gücü kullanması için, farklı güç seviyelerinde çalışmak üzere tasarlanmış olmasıdır. Genelde, bir baz istasyonuna yakınlaştıkça, telefonun güç çıkışı düşer. Yeni bir telefon modelinin, satışa sunulmadan önce, Avrupa R&amp;TTE Yönetmeliğe uygun olduğu gösterilmelidir. Bu yönetmelik, ana gerekliliklerinden biri olarak, kullanıcının ve diğer kişilerin sağlığının ve güvenliğinin korunmasını içerir.</p>
<h2><a href="http://uguruz.net/wp-content/uploads/2011/11/bl2.gif"><img class="alignleft size-full wp-image-83" title="bl2" src="http://uguruz.net/wp-content/uploads/2011/11/bl2.gif" alt="" width="300" height="300" /></a>Bluetooth Kulaklık Kullanımı Sağlığınızı Korur!</h2>
<p><strong><span style="text-decoration: underline;">Cep telefonlarının SAR değerleri 0.25 ( Blackberry ) ile 1 W/Kg arasında değişmekte</span></strong> ve bu değer bile limit olarak belirlenen 2 W/Kg değerinin çok altında yer alıyor ve <strong><span style="text-decoration: underline;">Bluetooth’larda bu değer kısa mesafe ( 10 Metre ) Bluetooth’lar için 0.001 ila 0.01 W/Kg, uzun mesafe ( 100 Metre ) olanlar için ise 0.05 W/Kg dır, dolayısıyla cep telefonlarının yaydığı radyasyon enerjisi ile kıyaslanabilecek durumda değil ve en az 100 kat daha zararsızdır</span></strong>. ( Bu çalışmalar Belfast’deki “William G. Scanlon of Queen’s University” tarafından yapılmış ve onaylanmıştır ). Bunu daha basit anlatmak gerekirse, <span style="text-decoration: underline;">Bluetooth kulaklığın bir cep telefonunun verdiği zararı verebilmesi için bizim aynı anda 100 adet Bluetooth kulaklığı bişekilde üzerümizde bulundurmamız gerekir, işte ozaman Bir (1) cep telefonunun yaydığı radyasyon kadar etkili olabilirler!</span> Yani eğer sizler bu radyo dalgalarının yaydığı radyasyon konusunda endişe ediyorsanız bile artık şunu biliyorsunuzki ne olursa olsun bir Cep telefonunun yaydığı radyasyon kulaklıktan en az 100 kat ( bazen 1000 kat ) daha fazladır! <span style="text-decoration: underline;">Ve bence sağlık açısından cep telefonu kullanmaktansa Bluetooth kullanmak vucudumuz için çok daha ( 100 kat ) az zararlı ! Bluetooth’un yaydığı radyasyonu bile almamak için kablolu kulaklık kullanılabilir, ama genede Bluetooth kullanılarak Cep telefonundan on (10) Metre uzaklaşabilirken, Kablolu kulaklık ile bu mesafe ancak bir (1) Metredir! Yani Cep telefonunun yaydığı 1W/Kg ‘lık dalgalara genede maruz kalıyorsunuz ama 10 Metrede bu radyasyon etrafa yayıldığından ve mesafenin etkisi ile enerji kaybına uğradığından çok çok daha az zarar verecektir.</span></p>
<p align="right"><span style="text-decoration: underline;">Kaynak:</span><span style="color: #0000ff;">www.uzmanportal.com</span></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://uguruz.net/bluetooth-sanildigi-gibi-zararli-mi-bluetooth-kulaklik-kullanin%e2%80%a6/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Ağız Yarası (AFT) Ve Uçuk</title>
		<link>http://uguruz.net/agiz-yarasi-aft-ve-ucuk/?utm_source=rss&#038;utm_medium=rss&#038;utm_campaign=agiz-yarasi-aft-ve-ucuk</link>
		<comments>http://uguruz.net/agiz-yarasi-aft-ve-ucuk/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 10 Aug 2011 20:43:56 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Uğur UZ</dc:creator>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[aft]]></category>
		<category><![CDATA[uçuk]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://uguruz.net/?p=73</guid>
		<description><![CDATA[Bugün sizlerle çok dert çektiğim AFT konusunu paylaşmak istiyorum. Belki çoğunuz “Aft” kelimesini duymadı ; ama gerçekte çok sık karşılaşılan bir hastalıktır ve mutlaka başınıza gelmiştir. Bu yüzden bende size, internetten bulduğum dökümanlar ile yardım etmek istedim. Tam bir baş belasıdır, ağzımızın içinde acı veren yaralardır. Yuvarlak ya da oval şekilde, çoğu beyaz renkte oluşumlardır. [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Bugün sizlerle çok dert çektiğim AFT konusunu paylaşmak istiyorum. Belki çoğunuz “Aft” kelimesini duymadı ; ama gerçekte çok sık karşılaşılan bir hastalıktır ve mutlaka başınıza gelmiştir. Bu yüzden bende size, internetten bulduğum dökümanlar ile yardım etmek istedim.</p>
<p><a href="http://uguruz.net/wp-content/uploads/2011/11/af1.jpg"><img class="alignleft size-full wp-image-74" title="af1" src="http://uguruz.net/wp-content/uploads/2011/11/af1.jpg" alt="" width="150" height="93" /></a>Tam bir baş belasıdır, ağzımızın içinde acı veren yaralardır. Yuvarlak ya da oval şekilde, çoğu beyaz renkte oluşumlardır. Bu oluşumların sınırları son derece bariz yani keskindir. Çevresi kırmızı halkalarla çevrilidir. Başlangıçta yanma duygusu vardır. Bir gün sonra yanma duygusu ağrıya dönüşür.</p>
<p>Tarifinden de anlaşılacağı gibi aft, özünde bir ağız içi iltihabıdır. Bu yüzden de tıp edebiyatında AS(Aftöz Stomatit) olarak tanımlanır ve sık tekrarlayanlarına da RAS adı verilir. Sık tekrarlayan aftlar dikkatle izlenmelidir.</p>
<h2>Behçet Hastalığı</h2>
<p>RAS, genellikle 30 yaşın altında genç yaşlarda görülür. Bu yaştan sonra görülme sıklığı azalır. 40 yaşın üzerinde gördüğümüz aftlarda ise önce Behçet Hastalığı sonra bağışıklık sistemini zayıflatan hastalıklar üzerine yoğunlaşırız.</p>
<p><a href="http://uguruz.net/wp-content/uploads/2011/11/af2.jpg"><img class="alignleft size-full wp-image-75" title="af2" src="http://uguruz.net/wp-content/uploads/2011/11/af2.jpg" alt="" width="150" height="92" /></a>Tekrarlayan ağız ülserleri(RAS), farklı görünümler ile karşımıza çıkarlar. En sık görüleni “Minör Aft” dediğimiz şeklidir. Minör aft, %80 oranında görülür. Bu, en hafif olan şeklidir. Yanaklarımızın ve dudaklarımızın içinde, dilimizinkenarlarında, ağız tabanında çıkar. Bu yaraların çoğu 1 cm yi geçmez ve iki hafta içinde iyileşirler.</p>
<h2></h2>
<h2>Ergen aftı</h2>
<p>Ergenlik sürecinde ortaya çıkan tekrarlayıcı aftlar, “Majör Aft” olarak bilinir. %10 oranında görülür. Majör aftların çapları 1 cm den büyüktür. Bu boyutları ile ağız içinde tükürük bezlerini de etkileyebilir.</p>
<p>Başlangıçta ateş, yorgunluk, halsizlik ve yutma güçlüğü gibi yakınmalara yol açabilirler. Minör olanlardan daha şiddetli ve dramatik bir ağrıya neden olurlar. Yaralar daha geniş ve derindir. İyileşmeleri de uzun süre alır. Bu, haftalar hatta aylara ulaşabilir. Bu tür aftlar iyileşse bile iz bırakabilir. Kalan bu iz, hastalığın geçmediği sanrılarına yol açabilir.</p>
<p>Uçuk benzeri aftlar, en az görülenidir. Görülme sıklığı %5 civarındadır. Bu tür aftları kadınlarda erkeklerden daha fazla görmekteyiz. 1-2 mm çapında uçuk benzeri onlarca döküntü söz konusudur. Bu “uçuklar”, bir araya gelerek büyük bir yara görünümü oluştururlar.</p>
<p>30 ve ileri yaşlarda daha sık rastladığımız bu tür yaralara tıp dilinde “Herpetik Ülser” adı da verilmektedir. Bu yaralar, senede birkaç defa tekrar ederler.</p>
<p>Tekrarlayan ağız yaraları, büyük oranda genetik yani soya çekimseldir. Karı ve koca birlikte bu hastalığı taşıyanların çocuklarında görülme yüzdesi, %90dır. Bu, hiç de azımsanmayacak bir orandır.</p>
<p>Bu hastalığın(RAS) oluşumunda travma, ön sırada sorumlu tutulmaktadır. Çiğnerken sert gıdalar, içerken aşırı sıcak ya da soğuk gıdalar, dişlerin doğrudan teması ve diş fırçası, ağzımızın içinde travmaya yol açan başlıca nedenlerdir. Korunma ve tedavi için de bunlardan sakınmak gerekir.</p>
<p>Yoğun bir yaşam temposu; ileri derecede gerilime yol açarak endişe, depresyon türünden psikolojik sorunlara neden olabilir. Böyle durumlarda ağızda aft yaraları ortaya çıkabilir. Stresten uzaklaşma ve rahatlama, olumlu etki yapar ve<span id="more-73"></span> aftlar geriler.</p>
<h2>Yediğine dikkat!</h2>
<p>Afta neden olan yiyecekler arasında domates, peynir, çilek başta gösterilmektedir. Ayrıca buğday, tahıl, kahve, çikolata, çilek ve fıstık da sayılmaktadır. Konserve katkı maddeleri de pek çok duyarlı kişide ağız yaralarına neden olabilmektedir.</p>
<p>Bazı ilaçlara karşı duyarlılık ta afta neden olabilir. Böyle bir kuşku halinde kullanılan tüm ilaçlar gözden geçirilmelidir. Sadece ilacın ham maddesine değil, katkı maddelerine karşı da duyarlılık oluşabileceği unutulmamalıdır. Kısa bir zaman önce, böylesine inatçı bir aftı, Zofenopril türevi tansiyon ilacı kullanan bir hastamda gözledim. İlacı kesince sorun kalmadı. Prospektüs bilgisinde yer almasa da ilacın, aft yaralarına neden olduğu açık ve seçik olandı.</p>
<p>Aftlı hastalarda B vitaminleri, folik asit ve demir seviyelerini kontrol etmekte yarar vardır. Eğer bunlar arasında düşük seviyede olan var ise, yerine konarak iyi sonuçlar elde etmek olasıdır.</p>
<p>Aft, esas itibarı ile nedeni bilinmeyen bir hastalıktır. Çok az bir kısmı bazı hastalıkların öncesi ya da seyrinde ortaya çıkar. Dolayısıyla tedavi planlarken öncelikle bu tür hastalıkları dışlamayı hedefleriz. Ancak bu hastalıklar ve provoke eden etkenleri dışladıktan sonra tedavi düzenleriz. Alkol içermeyen gargaralar dışında seçilmiş olgularda, kişiye uygun dozlarda lokal ve sistemik kortizon tedavisi ile yüz güldüren sonuçlar almaktayız. Aftların önlenmesi ve tedavisinde ağız temizliği son derece önemlidir, asla ihmal edilmemelidir.</p>
<h3>* STRES</h3>
<p>Günümüzde migren, yüksek tansiyon ve gastrit gibi birçok hastalığın nedenleri arasında kabul edilen stres aft oluşmasının en önemli nedenlerinden birisidir.</p>
<p>Hanımlarda premenstural gerginlik(adet öncesi dönem) de aft oluşumunu hızlandıran faktörlerdendir.</p>
<h3>* YİYECEKLER</h3>
<p>Turunçgiller, sirke, turşu, patates cipsi, tuzlu ve baharatlı çerezler gibi ağız mukozasını tahriş edebilen yiyecekler aft oluşumunu hızlandıran önemli faktörler arasında sayılmaktadır.Bunların yanı sıra bazı bünyeler için alerjik olabilen kara buğday, çavdar, arpa, çikolata, fındık, kabuklu deniz hayvanları, soya, domates, bazı patlıcan, elma, incir, peynir gibi yiyecekle.de aft oluşumunu hızlandırırlar.</p>
<h3>* TRAVMA</h3>
<p>Yanak dil dudak ısırma, sert yiyeceklerin tahrişi ve yumuşak olmayan diş fırçalama işlemleri ve iyi adapte olmayan protezlerin neden olduğu vuruklar aft için uygun zeminin oluşmasına yardımcı olurlar.</p>
<h3>* DİŞ MACUNU</h3>
<p>Diş macunlarının temizleme özelliğini artırmak için köpük yapıcı olarak yapılarına katılan “sodyum lauryl sulhate” ( SLS ) mukoza hücrelerinin yıkımını artıran tahriş edici bir kimyasaldır. SLS bu özelliği ile aft oluşumu üzerine direkt etkili olan bir maddedir.</p>
<p>Özellikle aft sorunu olan kişilerin kullanabilmesi için günümüzde daha az oranda (%1.25) SLS içeren diş macunları üretilmektedir. (Tom’s of Maine Natural Toothpaste , Oral-B Sensitive Fluoride Toothpaste.)</p>
<h3>* SİSTEMİK HASTALIKLAR</h3>
<p><span style="text-decoration: underline;">Behçet Hastalığı: </span>Genital ülser, konjuktivit, retinit, lokositoz gibi, birçok sistemik belirtiler yanında ağız içerisinde oluşan tekrarlayıcı aftlarla kendini gösteren bir hastalıktır.</p>
<p>Birçok malign ve otoümmin hastalıklarla birlikte de tekrarlayıcı aftlar görülebilmektedir.</p>
<h3>* DİĞER NEDENLER</h3>
<p>B12 vitamini ve demir noksanlığı,sigara içme, tütün çiğnemenin gibi alışkanlıkların de aft oluşumuna katkıda bulunan önemli faktörler olduğu bilinmektedir.</p>
<h2><span style="text-decoration: underline;">Tedavi</span></h2>
<p><span style="text-decoration: underline;">Aftlar herhangi bir tedavi uygulanmasa da genellikle 7-10 gün sonra kendiliğinden iyileşmektedir. Aft sorunu ile karşı karşıya olanların aşağıda sıralanan işlemlerden birini yada birkaçını uyguladıklarında daha rahat bir periyot geçirmeleri mümkündür:</span></p>
<p>Ağrıyı azaltmak ve iyileşme periyodunu kısaltmak için:</p>
<p>* Sıcak, asidik ve tahriş edici gıdalardan kaçınılmalır.</p>
<p>* “2% hydrogen peroxide” solusyonuna batırılan pamuk yada gazlı bez ile aft bölgesi temizlenebilir.</p>
<p>* Su ile karbonat karışımından hazırlanan ince yapılı bir krem aft üzerine sürülebilir.</p>
<p>* Yarım bardak suya yarım kaşık tuz ilavesi ile elde edilen solusyonla günde üç kez gargara yapılabilir,</p>
<p>* Yemeklerden önce aft bölgesine “xylocaine” solusyonu ya da ağız için hazırlanmış anestezik kremler uygulanabilir.</p>
<p>* Aft üzerine uygulanacak “orabase”, “Gly-oxide”, “Cankaid”,”Ambesol” gibi ağız içi kremler uygulanabilir.</p>
<p>* “sucralfate” tableti ılık suda eritip gargara yapılabilir.</p>
<p>* Özellikle aftı başlangıç aşamasında “tetrasiklin” tableti suda eriterek elde edilen solusyon ile gargara yapmak aftın fazla büyümesini engeller ve ağrıyı azaltır.</p>
<p>* Gene aftın başlangıç safhasında bölgeye bir topikal steroid “%0.1 lik triamcinalone” uygulanması ya da steroidli bir gargara “betamethasone syrup” ile gargara yapmak aftın fazla büyümesini engeller ve ağrıyı azaltır.</p>
<p>* “Chlorhexadine” gargaralar iyileşme periyodunu kısaltır.</p>
<p>* “Tetrasiklin” şurup la hazırlanan 12,500 unite “nystatin”, 1.25 mg “diphenhydramine”, ve 0.25 mg/m “hydrocortisone” karışımı ’shotgun’ solusyonu olarak kullanılabilir.</p>
<p><span style="text-decoration: underline;">AFT (canker sores=mouth ulcers) ile UÇUK (fever blisters=cold sores) arasındaki farklılıklar:</span></p>
<p>Aft ile uçuk genellikle aynı belirtileri gösterdikleri için birbirleri ile karıştırılabilmektedir. Ancak aralarında birçok temel farklılık vardır:</p>
<h4>AFT</h4>
<p>1. Kesinlikle ağız içersinde oluşur.</p>
<p>2. Bulaşıcı değildir.</p>
<p>3. Aftın oluşmasına virüsler neden olmaz.</p>
<p><a href="http://uguruz.net/wp-content/uploads/2011/11/af4.jpg"><img class="alignleft size-thumbnail wp-image-76" title="af4" src="http://uguruz.net/wp-content/uploads/2011/11/af4-150x150.jpg" alt="" width="150" height="150" /></a></p>
<h1></h1>
<h1></h1>
<h1></h1>
<h1></h1>
<h1>UÇUK</h1>
<p>1. İçi su toplamış küçük kabarcıklar (blisters) şeklinde başlar.</p>
<p>2. Nadiren ağız içerisinde olsalar da genellikle ağız dışında meydana gelirler. Aft ağız içerisinde tüm bölgelerde olabilmesine karşın uçuk genellikle ağız içerisinde damak tavanı gibi hareketsiz bölgeleri tutar.</p>
<p>3. Bulaşıcıdır.</p>
<p>4. Virüsler tarafından meydana getirilir.</p>
<h3>UÇUĞUN BELİRTİLERİ NELERDİR?</h3>
<p>Uçuk çıkmadan önce kendini belli eder (0-24 saat önceden); karıncalanma, kaşınma, yanma, sızlama hissedilir. Bunu o bölgenin kızarması, şişmesi ve daha sonra da içi sıvı dolu kabarcıkların ortaya çıkışı izler. Bu kabarcıklar konuşurken, gülerken, yiyip içerken acı ve ızdırap verir. Zamanla kuruyup çatlar, sızıntı yapar ve açılarak görüntüyü bozan çirkin bir yara haline gelir.</p>
<h3>NASIL BULAŞIR?</h3>
<p><a href="http://uguruz.net/wp-content/uploads/2011/11/af5.jpg"><img class="alignleft size-full wp-image-77" title="af5" src="http://uguruz.net/wp-content/uploads/2011/11/af5.jpg" alt="" width="300" height="213" /></a>Uçuk, ön belirtileri ile açık yaranın kapanması süresi arasında bulaşıcıdır. Uçuğu olan bir kişinin kullandığı, havlu,bardak, çatal, kaşık vb. eşyalardan ve uçuklu kişinin öpmesi sonucu bulaşır. Uçuk virüsü (Herpes simpleks) ile insan genellikle ilk defa küçükken (0-5 yaş) tanışır. Uçuğu olan aile bireylerinden birinin �evgi dolu�öpücüğü sonucunda uçuk virüsü vücuda girer. Çoğunlukla fark edilmeyen küçük kızarıklıklar şeklinde ortaya çıkar; ağız içi, diş etleri ve dudaklar enfekte olur. Ama kimi hassas bünyelerde ciddi enfeksiyon şeklinde görülebilir.</p>
<h2></h2>
<h2></h2>
<h2>DİKKAT! UÇUK BULAŞICIDIR!</h2>
<p>* Uçuğa dokunulmamalıdır. Dokunulursa eller çok iyi yıkanmalıdır.</p>
<p>* Bayanlar makyajlarını çıkarırken özellikle çok dikkat etmelidirler. Kesinlikle gözlere dokunulmamalıdır.</p>
<p>* Özellikle bebekler, çocuklar ve diğer insanlar öpülmemelidir.</p>
<p>* Uçuklu insanın kullandığı havlu, bardak, çatal, kaşık vb. eşyalar ayrılmalı ve başkalarının kullanmasına izin verilmemelidir.</p>
<p>* Yerken, içerken kullanılan malzemeler özellikle çocuklar ile paylaşılmamalıdır.</p>
<p>* Uçuk ve uçuk yarasının kabuğu ile oynanmamalıdır. (Parmaklara uçuk virüsü bulaştırırken, uçuk yarasına da diğer mikroplar bulaştırılmış olur.)</p>
<h3>NİÇİN NÜKSEDER?</h3>
<p>Uçuk virüsü (Herpes simpleks) vücuda girip ilk enfeksiyonu yaptıktan sonra o bölgedeki isnir düğümüne girip yerleşir ve istenmeyen bu misafir, vücudun zayıf düştüğü durumlarda çoğalır ve uçuk çıkar.</p>
<p>* Stres</p>
<p>* Aşırı yorgunluk, uykusuzluk</p>
<p>* Aşırı güneş ışığı ve UV ışınları</p>
<p>* Diğer enfeksiyonlar</p>
<p>* Adet dönemi, hamilelik gibi durumlarda virüs aktif hale geçebilir.</p>
<p><a href="http://uguruz.net/wp-content/uploads/2011/11/af6.jpg"><img class="alignleft size-full wp-image-78" title="af6" src="http://uguruz.net/wp-content/uploads/2011/11/af6.jpg" alt="" width="270" height="300" /></a></p>
<h3>KONTROL EDİLEBİLİR Mİ?</h3>
<p>Öncelikle uçuğun nüksetmesine sebep olan durumlardan sakınmak gerekir. Örneğin strese bağlı olarak gelişir ise; stresimizi azaltacak gevşeme tekniklerini öğrenmek. Yorgunluk ve uykusuzluk sebep ise; dinlenmek ve iyi uyumak. Güneş sebep oluyor ise; dudaklar için koruyucu krem ya da yüksek koruma faktörlü güneş yağı kullanmak ve şapka ile yüzü güneşten korumak gerekir. Tüm alınan önlemlere rağmen uçuk yine de nüksedebilir.</p>
<p>Ön belirtiler (karıncalanma, kaşınma, yanma, sızlama) hissedildiğinde o noktaya kısa aralarla antiviral bir uçuk kremini uygulamak gerekir. Uçuk ya hiç çıkmayacaktır ya da çıksa bile hafif seyredecektir.</p>
<h3>EN ETKİLİ ŞEKİLDE NASIL TEDAVİ EDİLİR?</h3>
<p>Önceden bazı madde ve ilaçlar uçuğun verdiği rahatsızlığı azaltmak için kullanılmıştır:</p>
<p>* Alkol ve antiseptik ilaçlar, Uçuğun üzerindeki bakteri enfeksiyonunun gelişmesini engeller,Ağrı kesici ilaçlar; Uçuğun sebep olduğu ağrıyı azaltır.</p>
<p>* Buz uygulamak; Ağrı azaltılabilir</p>
<p>* Oysa günümüzde etkili tedavide kullanılan antiviral uçuk kremleri, deriden geçerek uçuk virüsüne (Herpes simpleks) etki eder ve deriye zarar vermelerini engeller.</p>
<h3>KİMLER ÖZELLİKLE RİSK ALTINDADIR?</h3>
<p>* Sık sık veya uzun süreli olarak uçuk çıkıyorsa (Örneğin tedaviye rağmen 10 günden daha uzun süre devam ediyorsa)</p>
<p>* Uçuk, bir bebekte ya da 6 yaşından küçük bir çocukta çıkmışsa</p>
<p>* Dudak, ağız ve burun çevrenizin dışındaki vücut bölgelerinde, özellikle de gözlerinizde, parmaklarınızda ya da cinsel organınızda uçuk çıkmışsa</p>
<p>* Uçuk ile birlikte baş ağrısı, ateş ve kas ağrısı gibi başka şikayetleriniz varsa</p>
<p>* Uçuk sarı renkte cerahatli ise</p>
<p>* Bağışıklık sisteminizi baskı altına alan ilaçlar, örneğin kortizonlu ilaç kullanıyorsanız</p>
<p>* Bağışıklık sisteminizin zayıflığı (yani bulaşıcı hastalıklarla mücadele etme gücünüzün azalmış olması) nedeniyle tıbbi kontrol altındaysanız.</p>
<p>Kaynak : <a href="http://www.fatihbasaran.com/">www.fatihbasaran.com/</a> , <a href="http://www.hekimim.com/">www.hekimim.com/</a></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://uguruz.net/agiz-yarasi-aft-ve-ucuk/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Bumeranglar Neden Geri Döner?</title>
		<link>http://uguruz.net/bumeranglar-neden-geri-doner/?utm_source=rss&#038;utm_medium=rss&#038;utm_campaign=bumeranglar-neden-geri-doner</link>
		<comments>http://uguruz.net/bumeranglar-neden-geri-doner/#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 10 Jul 2011 20:36:06 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Uğur UZ</dc:creator>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[Bumerang]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://uguruz.net/?p=62</guid>
		<description><![CDATA[Bilinenin aksine bütün bumeranglar geri gelmezler. Fırlatana geri dönebilen bumeranglar sadece Avustralya yerlileri Aborijinler tarafından spor olarak veya kuş sürülerini avlamakta kullanılırlar. Aborijinlerin tarih öncesi zamandan beri bumerangları kullandıkları biliniyor. Bumerangın İngilizce’de ‘boomerang’ olan ismi de Aborijinlerin kullandığı isimden türemiştir. Aslında bugün Avustralya’da kullanılan ve bu kıtaya özgü isimlerin çoğunun kökeni Aborijinlerden kaynaklanır. Örneğin Avustralya’yı [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://uguruz.net/wp-content/uploads/2011/11/bumer.jpg"><img class="size-medium wp-image-63 alignleft" title="bumer" src="http://uguruz.net/wp-content/uploads/2011/11/bumer-300x300.jpg" alt="" width="1" height="1" /></a><a href="http://uguruz.net/wp-content/uploads/2011/11/bumer.jpg"><img class="alignleft size-thumbnail wp-image-63" title="bumer" src="http://uguruz.net/wp-content/uploads/2011/11/bumer-150x150.jpg" alt="" width="150" height="150" /></a>Bilinenin aksine bütün bumeranglar geri gelmezler. Fırlatana geri dönebilen bumeranglar sadece Avustralya yerlileri Aborijinler tarafından spor olarak veya kuş sürülerini avlamakta kullanılırlar. Aborijinlerin tarih öncesi zamandan beri bumerangları kullandıkları biliniyor.</p>
<p>Bumerangın İngilizce’de ‘boomerang’ olan ismi de Aborijinlerin kullandığı isimden türemiştir. Aslında bugün Avustralya’da kullanılan ve bu kıtaya özgü isimlerin çoğunun kökeni Aborijinlerden kaynaklanır. Örneğin Avustralya’yı ilk keşfedenler kanguruları görünce çok şaşırmış ve Aborijinlere bunların isimlerini sormuşlar.. onlar da ‘kanguru’ cevabını verince.. bu acayip hayvana kanguru ismini vermişlerdir. Halbuki kanguru Aborijin lisanında ‘bilmiyorum’ demektir.</p>
<p>Bumerang şeklinde ancak geri dönme özelliği olmayan benzerlerinin Aborijinler gibi Mısır’da güney Hindistan’da Endonezya’da (Borneo) ve Amerika’da yerliler tarafından tarihin ilk çağlarından itibaren kullanıldığı biliniyor. Bu tipler daha uzun ve ağırdırlar. Av hayvanlarını öldürmede kullanılırlar. Savaşlarda çok ağır yaralanmalara ve ölümlere sebep olurlar. Hatta bazılarının ucu tesiri arttırmak için kanca şeklinde yapılır.</p>
<p>Aborijinlerin yaptıkları geri dönebilen bumeranglar ise hafif ve ince olup toplam uzunlukları 50 – 75 santimetre, ağırlıkları da 350 gram civarındadır. Bumerangın iki kolunun ucu yapılırken veya yapıldıktan sonra kül ile ısıtılarak birbirinin aksi istikamete kıvrılır.</p>
<p>Bumerang yere paralel veya biraz aşağı doğru atılırsa biraz sonra yükselişe geçerek, 15 metre yüksekliğe kadar tırmanır.</p>
<p>Eğer bir ucu yere çarpacak şekilde atılırsa, yere çarpan bir mermi gibi müthiş bir hızla dönerek yükselir, 45 metrelik bir daire veya elips çizerek yörüngesini tamamlar,fırlatanın yakınına düşer.</p>
<p>Bumerangın nasıl geri döndüğü günümüzün bilim insanları tarafından tam anlaşılmış değildir. Dönüşün aerodinamik kaldırma gücü ile üç eksende yaptığı cayroskobik dönüşün birleşiminin yarattığı sanılmaktadır. Geri dönebilen bumerangların, diğerlerinin uçuş şekillerinin gözlemlenerek veya tamamen tesadüf sonucunda geliştirildiği sanılıyor.</p>
<p>Aborijinlerin bumerangla kuş avlamaları ise ilginç. Bumerang, kuş sürülerinin uçuş yüksekliğinin üzerine fırlatıyorlar. Bumerangın yerdeki gölgesini gören kuşlar arkalarında yırtıcı bir kuş olduğunu sanıyorlar. Kaçmak için dalışa geçiyorlar ve sonunda ağaçlar arasına gerilmiş ağlara takılıyorlar.</p>
<p>Bumerang fırlatma, tarihte kaydedilmiş en eski sporlardan biridir. Günümüzde başta ABD’de olmak üzere bazı ülkelerde,hedefe yakınlık, mesafe,hız ve yakalama kategorilerinde spor olarak hala yapılıyor.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://uguruz.net/bumeranglar-neden-geri-doner/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Facebook’ta sakın buna tıklamayın!</title>
		<link>http://uguruz.net/facebook%e2%80%99ta-sakin-buna-tiklamayin/?utm_source=rss&#038;utm_medium=rss&#038;utm_campaign=facebook%25e2%2580%2599ta-sakin-buna-tiklamayin</link>
		<comments>http://uguruz.net/facebook%e2%80%99ta-sakin-buna-tiklamayin/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 15 Jun 2011 20:39:34 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Uğur UZ</dc:creator>
				<category><![CDATA[İnternet]]></category>
		<category><![CDATA[facebook]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://uguruz.net/?p=69</guid>
		<description><![CDATA[Bu antivirüsün tek görevi, Facebook’ta yayılan zararlıları engellemek. Ya da siz öyle sanıyorsunuz.. Facebook kullanıcıları virüslerden korunmak isterken hesaplarına ve bilgisayarlarına virüs bulaştırıyor. Popüler sosyal ağ üzerinde yayılan sahte bir anti-virüs programı olan Facebook anti-virüs, zararlı bir yazılım çıktı. Site içerisinde bulunan zararlı yazılımlara karşı koruma bulmak için tıklayanlar kadar, arkadaşlarının kendi duvarlarında paylaştığı bağlantıya [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://uguruz.net/wp-content/uploads/2011/11/fsaca.jpg"><img class="alignleft size-medium wp-image-70" title="fsaca" src="http://uguruz.net/wp-content/uploads/2011/11/fsaca-300x231.jpg" alt="" width="300" height="231" /></a>Bu antivirüsün tek görevi, Facebook’ta yayılan zararlıları engellemek. Ya da siz öyle sanıyorsunuz..</p>
<p><strong>Facebook </strong>kullanıcıları virüslerden korunmak isterken hesaplarına ve bilgisayarlarına virüs bulaştırıyor.</p>
<p>Popüler sosyal ağ üzerinde yayılan sahte bir<strong> anti-virüs</strong> programı olan Facebook anti-virüs, zararlı bir yazılım çıktı.</p>
<p>Site içerisinde bulunan zararlı yazılımlara karşı koruma bulmak için tıklayanlar kadar, arkadaşlarının kendi duvarlarında paylaştığı bağlantıya tıklayarak <strong>kurban </strong>haline gelen kullanıcılar da mevcut.</p>
<p>Gerçek anti-virüslerin logolarını, ekran görüntülerini harmanlayarak oluşturulmuş olan “<strong>Facebook Antivirus</strong>“te Panda Cloud ve Norton’dan <strong>çalınan </strong>logolar, görüntüler var.</p>
<p>Profile bulaştığında <strong>fotoğraflarınız </strong>üzerinde 20 arkadaşınızı işaretleyip onları kandırıyor. Duvarınıza fotoğraf yerleştiriyor ve böylece <strong>enfeksiyon </strong>yayılıyor. Facebook bu uygulamayı kaldıracağını açıkladı ama o zamana kadar dikkat edin, bu haberi <strong>paylaşın </strong>, sizin ve arkadaşlarınızın canı yanmasın.</p>
<p align="right">Kaynak : Chip.com.tr</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://uguruz.net/facebook%e2%80%99ta-sakin-buna-tiklamayin/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>11818? 11824? 11880? Hangisi bilinmeyen numaralar kardeşim!!</title>
		<link>http://uguruz.net/11818-11824-11880-hangisi-bilinmeyen-numaralar-kardesim/?utm_source=rss&#038;utm_medium=rss&#038;utm_campaign=11818-11824-11880-hangisi-bilinmeyen-numaralar-kardesim</link>
		<comments>http://uguruz.net/11818-11824-11880-hangisi-bilinmeyen-numaralar-kardesim/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 10 Jun 2011 20:26:49 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Uğur UZ</dc:creator>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[11818]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://uguruz.net/?p=56</guid>
		<description><![CDATA[evet 11811 türk telekomun asıl bilinmeyen sevisi!! Merhaba arkadaşlar.Bugünlerde televizyonda radyoda sürekli 118 bilinmeyen numaralar servisinin yeni numarasını,pardon yeni numaralarını duymaktayız.Herkes mutlaka kardeşim bu ne ya hangisini arıcazdediği olmuştur mutlaka.Biraz araştırma sonucu bu 188 in ne ayak oluğunu öğrendim ve sizlerle paylaşmaya karar verdim,herkes 118 in asıl numarasını bilmeli. Evet arkadaşlar size biraz bu bilinmeyen [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<h2><a href="http://uguruz.net/wp-content/uploads/2011/11/ttnet.jpg"><img class="alignleft size-full wp-image-57" title="ttnet" src="http://uguruz.net/wp-content/uploads/2011/11/ttnet.jpg" alt="" width="84" height="25" /></a>evet <span style="text-decoration: underline;">11811</span> türk telekomun asıl bilinmeyen sevisi!!</h2>
<p><a href="http://uguruz.net/wp-content/uploads/2011/11/123.jpg"><img class="alignleft size-full wp-image-58" title="123" src="http://uguruz.net/wp-content/uploads/2011/11/123.jpg" alt="" width="140" height="87" /></a>Merhaba arkadaşlar.Bugünlerde televizyonda radyoda sürekli 118 bilinmeyen numaralar servisinin yeni numarasını,pardon yeni numaralarını duymaktayız.Herkes mutlaka kardeşim bu ne ya hangisini arıcazdediği olmuştur mutlaka.Biraz araştırma sonucu bu 188 in ne ayak oluğunu öğrendim ve sizlerle paylaşmaya karar verdim,herkes 118 in asıl numarasını bilmeli.</p>
<p>Evet arkadaşlar size biraz bu bilinmeyen numaralar servislerinin tarihçelerinden ve ücretlendirmelerinden bahsedeyim:</p>
<p>11824  :</p>
<p>Türk Telekomünikasyon Kurumundan ‘Rehberlik Hizmeti Lisansı’nı Nisan 2008′de alan, Türk ve yabancı ortaklığı ile kurulmuş bir rehberlik ve çağrı merkezi hizmeti firmasının ‘<strong>11824</strong>‘ çağrı merkezini cep telefonundan arayanlar, tüm <strong>vergiler dahil</strong> dakikası <strong>1,24</strong> lira ödüyor. Türk Telekom’dan arayanlar için ise dakikada <strong>0,980001</strong> liralık ücretlendirme yapılıyor. Firmanın ücretlendirmesi <strong>6 saniyede bir</strong> olarak gerçekleşiyor.</p>
<p>11880  :</p>
<p>Diğer bir firmanın çağrı merkezi olan ‘<strong>11880</strong>‘ numarasını GSM operatörleri ve sabit hat telefonlarından arayanlar ise <strong>vergiler hariç</strong> dakikasına <strong>83,5 </strong>kuruş ödüyor. Firma, ücretlendirmeyi <strong>60 saniyede bir</strong> yapıyor.</p>
<p>11818  :</p>
<p>Başka bir firmanın hizmet sunduğu ‘<strong>11818</strong>‘ numaraları çağrı merkezini Türk Telekom’dan arayanlar ise dakikasına <strong>70 kuruş</strong> öderken, Avea ve Vodafone’den arayanlar <strong>106 kuruş</strong> veriyor. Ücretlendirme <strong>6 saniyede</strong> bir yapılıyor.</p>
<h2><strong>11811:</strong></h2>
<p>Türk Telekom’un bilinmeyen numaralar servisinde ise ,<strong>tarife paketine göre vergiler dahil 60 saniye için</strong> <strong>0.45 TL -0.84 TL arasında değişiyor.</strong></p>
<p>Yukarıdaki tabloda görüldüğü üzere türk telekom da olmak üzere hangi bilinmeyen numaralar servisi olursa olsun arayıpta numara sormak pek akıl karı değil aslında,çok zor durumlarda mecbur kalınırsa son çare olarak kullanılacak bir servis kesinlikle…</p>
<p>11824 Ücretlendirme :</p>
<p>Türk Telekomünikasyon Kurumundan ‘Rehberlik Hizmeti Lisansı’nı Nisan 2008′de alan, Türk ve yabancı ortaklığı ile kurulmuş bir rehberlik ve çağrı merkezi hizmeti firmasının ‘11824′ çağrı merkezini cep telefonundan arayanlar, tüm vergiler dahil dakikası 1,24 lira ödüyor. Türk Telekom’dan arayanlar için ise dakikada 0,980001 liralık ücretlendirme yapılıyor. Firmanın ücretlendirmesi 6 saniyede bir olarak gerçekleşiyor.</p>
<p><em>Not: Bu veriler ileriki günlerde güncellenebilir,en iyisi kendi sitelerinden tarifeleri takip etmek <img src='http://uguruz.net/wp-includes/images/smilies/icon_wink.gif' alt=';)' class='wp-smiley' /> </em></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://uguruz.net/11818-11824-11880-hangisi-bilinmeyen-numaralar-kardesim/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>www.Trockya.net açıldı , Tüm Müzik seven arkadaşlar ziyaret edebilir…</title>
		<link>http://uguruz.net/www-trockya-net-acildi-tum-muzik-seven-arkadaslar-ziyaret-edebilir%e2%80%a6/?utm_source=rss&#038;utm_medium=rss&#038;utm_campaign=www-trockya-net-acildi-tum-muzik-seven-arkadaslar-ziyaret-edebilir%25e2%2580%25a6</link>
		<comments>http://uguruz.net/www-trockya-net-acildi-tum-muzik-seven-arkadaslar-ziyaret-edebilir%e2%80%a6/#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 10 Apr 2011 20:23:10 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Uğur UZ</dc:creator>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[Trockya]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://uguruz.net/?p=52</guid>
		<description><![CDATA[T.Ü. Rock Klübü bünyesinde olan www.Trockya.net hizmetinize girmiştir arkadaşlar.Bir çok müzik türü hakkında bilgi alabileceğiniz,Elektro Gitar,Bas Gitar,Bateri vs.. gibi bir çok enstrüman hakkında gerek yeni başlayan arkadaşların öğrenmesi için gerek çalıpta geliştirmek isteyen arkadaşların faydalanması için bir çok döküman paylaşılacaktır.Yerli-Yabancı Grup tanıtımları,müzik türleri hakkında bilgiler bulabilir,kurmuş olduğunuz yada kurmak istediğiniz grup için eleman ilanı verebilir,satmak [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://uguruz.net/wp-content/uploads/2011/11/trockya.jpg"><img class="alignleft size-full wp-image-53" title="trockya" src="http://uguruz.net/wp-content/uploads/2011/11/trockya.jpg" alt="" width="200" height="137" /></a>T.Ü. Rock Klübü bünyesinde olan <a href="http://www.trockya.net/">www.Trockya.net</a> hizmetinize girmiştir arkadaşlar.Bir çok müzik türü hakkında bilgi alabileceğiniz,Elektro Gitar,Bas Gitar,Bateri vs.. gibi bir çok enstrüman hakkında gerek yeni başlayan arkadaşların öğrenmesi için gerek çalıpta geliştirmek isteyen arkadaşların faydalanması için bir çok döküman paylaşılacaktır.Yerli-Yabancı Grup tanıtımları,müzik türleri hakkında bilgiler bulabilir,kurmuş olduğunuz yada kurmak istediğiniz grup için eleman ilanı verebilir,satmak istediğiniz enstrüman aracınızı satabilir,almak isterseniz araştırabilir kısaca müzik ile ilgili ne isterseniz bulabileceğiniz bir site.Trockya.net sadece Trakya Üniversite bünyesinde değil türkiye çapında herkesin katılabileceği bir portaldır.Bütün arkadaşların katılımını bekliyoruz!! Kalın sağlıcakla…</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://uguruz.net/www-trockya-net-acildi-tum-muzik-seven-arkadaslar-ziyaret-edebilir%e2%80%a6/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Format atmak artık çok kolay! DriverMax ve Ninite Easy</title>
		<link>http://uguruz.net/format-atmak-artik-cok-kolay-drivermax-ve-ninite-easy/?utm_source=rss&#038;utm_medium=rss&#038;utm_campaign=format-atmak-artik-cok-kolay-drivermax-ve-ninite-easy</link>
		<comments>http://uguruz.net/format-atmak-artik-cok-kolay-drivermax-ve-ninite-easy/#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 10 Apr 2011 20:13:07 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Uğur UZ</dc:creator>
				<category><![CDATA[Bilgisayar]]></category>
		<category><![CDATA[drivermax]]></category>
		<category><![CDATA[ninite easy]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://uguruz.net/?p=41</guid>
		<description><![CDATA[Bir çoğumuz bilgisayarı şişip yavaşladıktan sonra veya yaramazlık yapıp virüslü şeylerle uğraştığında format atma ihtiyacı hisseder.Fakat insana okadar zor gelirki format atma işi,yok driveri kur yok programları kur öhhh…Format atmayız öyle kullanırız bilgisayarı sırf bunun için Şimdi size format sonrası için biçilmiş kaftan olan 2 program anlatıcam arkadaşlar; Driver yedekleme ve otomatik kurmak için DriverMax [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Bir çoğumuz bilgisayarı şişip yavaşladıktan sonra veya yaramazlık yapıp virüslü şeylerle uğraştığında format atma ihtiyacı hisseder.Fakat insana okadar zor gelirki format atma işi,yok driveri kur yok programları kur öhhh…Format atmayız öyle kullanırız bilgisayarı sırf bunun için<br />
Şimdi size format sonrası için biçilmiş kaftan olan 2 program anlatıcam arkadaşlar;<br />
Driver yedekleme ve otomatik kurmak için <a href="http://www.innovative-sol.com/drivermax/">DriverMax</a> programı ve Aynı anda birden çok uygulamayı kurmak için <a href="http://ninite.com/">Ninite Easy.</a></p>
<p>DriverMax’ın Videolu kullanımı eklenmiştir!!!</p>
<p>DriverMax programı ücretlidir fakat 30 günlük deneme versiyonu işimizi görücektir,sonuçta format atıp silicez programı.Eğer googleda biraz araştırma yaparsanız full’ünüde bulucaksınız</p>
<p>Öncelikle Drivermax nasıl çalışır onu bir anlatayım,aşağıdaki resimlere tıklayarakta ayrıntılı şekilde görebilirsiniz:</p>
<p>Programın son sürümünü sitesinden indirip kurduktan sonra rengarenk kutucuklar dolucak bilgisayardaki driverları tarıycak.Ardında programın arayüzü şu şekilde gelicek:</p>
<p><a href="http://uguruz.net/wp-content/uploads/2011/11/2vsmb29.jpg"><img class="alignleft size-medium wp-image-42" title="2vsmb29" src="http://uguruz.net/wp-content/uploads/2011/11/2vsmb29-300x234.jpg" alt="" width="300" height="234" /></a></p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><a href="http://uguruz.net/wp-content/uploads/2011/11/i23jly.jpg"><img class="size-medium wp-image-43 alignleft" style="border-style: initial; border-color: initial;" title="i23jly" src="http://uguruz.net/wp-content/uploads/2011/11/i23jly-300x234.jpg" alt="" width="300" height="234" /></a></p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Driver Opretarions diyerek menüye giriyoruz,</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><a href="http://uguruz.net/wp-content/uploads/2011/11/302yyjd.jpg"><img class="size-medium wp-image-44 alignleft" style="border-style: initial; border-color: initial;" title="302yyjd" src="http://uguruz.net/wp-content/uploads/2011/11/302yyjd-300x227.jpg" alt="" width="300" height="227" /></a></p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Export Drivers seçeneği ile bilgisayarda yüklü olan driverları tarayarak bize sunacağı ekrana gidiyoruz,</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Select all diyerek bütün driverları seçiyoruz ve next diyoruz, ileriki seçenekte bize driverların yedekleneceği konumu soracak bir flash bellek veya harici HDD ye driverları yedekleyip formatımızı atabiliriz.</p>
<p>Format atıp windows kurulumu gerçekleştikten sonra bilgisayarın tanımayacağı sürücüler olacaktır mutlaka,mesela ekran kartı driverı olmaması sonucu ekranın kocaman çıkması gibi.Şimdide driverların aldığımız yedeğini format atılmış temiz ve driversız bir bilgisayara geri alacağız:</p>
<p><a href="http://uguruz.net/wp-content/uploads/2011/11/zvx1s3.jpg"><img class="size-medium wp-image-45 alignleft" title="zvx1s3" src="http://uguruz.net/wp-content/uploads/2011/11/zvx1s3-300x234.jpg" alt="" width="300" height="234" /></a></p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><a href="http://uguruz.net/wp-content/uploads/2011/11/14jyxxu.jpg"><img class="size-medium wp-image-46 alignleft" title="14jyxxu" src="http://uguruz.net/wp-content/uploads/2011/11/14jyxxu-300x227.jpg" alt="" width="300" height="227" /></a></p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Format attığımız bilgisayara tekrar drivermax ı kurduktan sonra busefer import driver diyoruz,formattan önce yedeklemiş olduğumuz driverların klasörünü bize sorduğu yere giriyoruz ve,</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>All drivers diyerek bütün yedeklemiş olduğumuz driverları seçiyoruz ve ileri diyerek driverlarımızı geri alıyoruz.Bilgisayarımızı baştan başlattığımızda bütün driverlarımız kurulu olacaktır.Yanlız eğer yedeği Xp’den aldıysanız tekrar Xp ye kurun,fakat bilgisayarınızı vistadan windows 7 ye geçiricekseniz ve bilgisayarınız için win7 driver’ı bulamıyorsanız vista driverlarıda win7 de kullanılabiliyor.Format atmadan önce ve sonra mutlaka kullanmanız gereken bir program.</p>
<h3><strong>Ninite Easy</strong> programı ise,</h3>
<p>formattan sonra saatlerce uğraşıp tek tek son sürümlerini bulup kurmaya çalıştığınız temel programları bir kerede sizin için son versiyonlarıyla birlikte kurmaktadır.ilk önce <a href="http://ninite.com/">http://ninite.com/</a> sitesine giriyoruz ve karşımıza kategoriler şeklinde program listeleri çıkıyor.Bunların içinden kullanmak istediklerimizin yanına bir tik atıyoruz ve en altta bulunan <strong>Get Installer </strong>yazsını tıklayarak bize özel hazırladığı dosyayı indiriyoruz.Bigisayara inen dosyayı açtıktan sonra,kahvemizi alıp ya film izliyoruz ya catiada çizimimizi yapıyoruz yada oturup kurmasını seyrediyoruz.İnternet üzerinden seçtipimiz programların son sürümlerini indirerek bilgisayarımıza istenmeyen eklentileri kurmadan sadece programların özü şeklinde kuruyor.</p>
<p>Format atıcağım zaman kullandığım vazgeçilmez ve yeniden kurulum işleminin neredeyse %80–90′ını kendiliğindne bitiren iki program tanıtmış oldum arkadaşlar size.Programların kullanımı kafanıza takılan herhangi bir konu için nezaman isterseniz sorabilirsiniz,memnuniyetler cevap vereceğim.Faydalı olur inşallah,kolay gelsin…</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://uguruz.net/format-atmak-artik-cok-kolay-drivermax-ve-ninite-easy/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>

